Külkedisi Nasıl Siborg Oldu? Marissa Meyer’in Cinder Başlıklı Romanında Masalın İnsan-Ötesi Bağlamda Yeniden Tahayyülü


20. yüzyılın sonlarına doğru ve 21. yüzyılın başlarından itibaren, masal, türün popülerleşmesine katkıda bulunan yazarların ve eleştirmenlerinin büyük çoğunluğu tarafından dikkate değer bir diyalektik gelişmeye tanık olmuştur. Bu çalışma, geleneksel Sindirella (Külkedisi) masalının ve bu masalın siberpunk bilim kurgu türündeki modern yeniden anlatımı olan, Marissa Meyer’in Lunar Chronicles roman serisinin ilk kitabı olan Cinder romanı bağlamında söylemsel ve tarihsel bir analizini sunmaktadır. Geleneksel masal genellikle sosyal ve kültürel yapıları, özellikle kadın bedenini cinsiyetlendirme normlarını yeniden oluşturur. Çağdaş insanötesi kuramın, kadın ve özellikle kadın sayborg bedeniyle ilgili olarak, güncel tartışmalara katkıda bulunmada ve geleneksel toplumsal cinsiyet meselelerini bu anlamda tartışmaya açmakta önemli rol üstlendiği savunulmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmanın temel amacı, çağdaş insanötesi kuramı ve Donna Haraway tarafından ileri sürülen ve Anne Balsamo'nun yeniden okumaları tarafından geliştirilen siborg özne kavramından yararlanarak, kadın imgesi modelinin ardındaki temel nedenleri ve sosyal yapıları araştırmak, ve bu bulgular ışığında geleneksel Sinderella (Külkedisi) masalını incelemektir.


Keywords


Masal, siberpunk, insanötesi, siborg, kadın bedeni, Sindirella, Cinder

Author: Javid Aliyev - Rasheed Ghassan ABED
Number of pages: 198-213
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/ijlet.41446
Full text:
Paylaş:
International Journal of Languages Education
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.