Celâl-zâde Sâlih Çelebi’nin Kıssa-i Fîrûz Şâh Tercümesinde Anlatım Teknikleri

Author:

Year-Number: 2022-10.2
Number of pages: 89-102
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Edebî metinlerde yazarın ne anlattığından ziyade nasıl anlattığı önemlidir. Yazarın eserini anlattığı yani üslûbunu oluşturan ögelerden birisi de kullandığı anlatım teknikleridir. Anlatım teknikleri anlatıma çeşitlilik, dinamizm, derinlik ve anlatılanı daha etkili bir şekilde aktarması sebebiyle 19. yüzyıldan itibaren yazarın bilinçli bir şekilde kullandığı ögelerdir. Her biri farklı bir işleve sahip olan bu teknikler eserde anlatılan şeyin amacına uygun olarak seçilmektedir. Kıssa-i Fîrûz Şâh 16. yüzyılda Celâl-zâde Sâlih Çelebi tarafından tercüme edilmiş mensur bir eserdir. Eser, İran hükümdarı olan Melik Dârâb’ın oğlu Fîrûz Şâh ile Yemen padişahı Sürûr Yemenî’nin kızı Aynü’l-hayât arasında geçen aşk hikâyesini ve bu aşk hikâyesi etrafında gelişen olayları anlatmaktadır. Yazar bu aşk hikâyesini anlatırken tasvirleri sıkça kullanmış, karşılıklı konuşmaları araya serpiştirmiş ve kahramanların birbiriyle yaptıkları mektuplaşmaları farklı şekillerde anlatmaya çalışmıştır. Bu çalışmada hikâye içerisinde tespit edilen anlatım teknikleri incelenecek ve bu anlatım tekniklerinin metin içerisindeki fonksiyonları irdelenecektir.

Keywords

Abstract

    ABSTRACT

In literary texts, it is important how the author explains rather than what he says. One of the elements that the author describes his work, that is, his style, is the expression techniques he uses. Expression techniques are the elements that the author consciously used since the 19th century, because of the diversity, dynamism, depth and narration of the narrative more effectively. These techniques, each of which have a different function, are selected in accordance with the purpose of what is described in the work.Kıssa-i Fîrûz Şâh appears as a prolific story translated by Celâl-zâde Sâlih Çelebi in the 16th century. The work tells about the love story between Fîrûz Şâh, the son of Melik Darab, the ruler of Iran, and the daughter of the Sultan of Yemen, Sürür Yemenî, Aynü'l-Hayât, and adventure-type events that developed around this love story. While telling this love story, the writer sometimes used the depictions frequently, sometimes sprinkled conversations together and sometimes tried to explain the frequent correspondence of heroes with each other in different ways. In this study, the narration techniques determined in the story will be examined and the functions of these narration techniques in the text will be examined.

Keywords